10 Ocak 2014 Cuma

Bir Hikâye..

Bir hikâye idi bizim ilişkimiz. Olmak veya olmamak arasında bulunan uzun bir çizgi. Ben genelde olmayandım. Karanlığa karışan ve kaybolandım ben. Senin karanlığında hüküm süren ve sana bağlı olandım. Sevgiyi sende öğrenen ve aynı zamanda o sevgiyi kaybedendim. Acımayı senden öğrendim kendime acıyarak. Kendimi kaybettiğim anda yokluğuna sığınırdım. Sığınmayı da senden öğrendim. Ama çok kin gütmeyi öğrendim ben seninle. Hiç bir zaman korkmadım insanlardan. Hep öfkelendim onlara.. Hep yok saydılar,hep dışladılar. Korkmam gerekirdi aslında ama hep bana gücümü verirdin sen bana. Olmayan gücümü sen verdin bana. Olduramadıklarım hep senin sayende oldu. Aslında hala olduramıyorum bazı şeyleri yokluğunu olduramıyorum mesela dolmuyor o yokluğun. Dolsa kendimi kaybedip ben yok olacakmışım gibi geliyor. Doldurmasam yüreğim kendini yok edecekmiş gibi.. Ben en çok seninle mutluydum. En çok seninle gülüyordum. Yaşamı seninle yaşıyordum. Bazen kaybediyordum belki kendimi. Belki kırıyordum seni ama inan bilerek değildi. Sevgi sarhoşluğuydu belki. Belki de bağımlılık... Ben bile koyamıyorum kendime kendi teşhisimi. Belki bir yerlere gitsem yeni insanlarla tanışsam ya da yeni yerler keşfedip güzel bir müzik dinlesem.. Geçer mi dersin? Yokluğun veya bıraktığın izin geçer mi? Öyle bir iz ki bıraktığın. . Silemiyorum. Ne yapsam o iz beni bir gölge gibi takip ediyor. Özellikle geceleri karanlıkta oluyor bunlar. Ağlama krizlerine giriyorum bazen. Sonra uykuya dalıyorum. Fakat rüyalarımda hep yüzünü görüyorum.  Unutamıyorum bir türlü her gece ama her gece giriyor rüyalarıma.. Uyku hapları bile çare bulamıyor derdime. Her sabah uyandığımda aynamda bambaşka insanlar oluyor. Kimisinin gözü şişmiş, kimisinin yüzü mosmor olmuş, kimisi de yorgun ve bunalmış olarak bakıyorlar bana.. Sen gittikten sonra benim hikâyem başka bir yere gitti sabahları kahvaltı yapamıyorum artık.  Ya da akşam yemeklerini televizyonumun karşısında yapıyorum. Sofraya her oturduğumda bir tabak daha koyuyorum. Olmadığını bile bile. Sanki kapıdan geleceksin de o masaya oturup yemek yiyecekmişsin gibi geliyor. Sanırım insanlar arasında en çok ben òzledim seni.. Sadece bir kereliğine beni de yanına almak için gelemez misin? O zaman mutlu bir sonum olur belki de..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder